yaşam

Değişik Bir Reklam Filmi The Internship (!)

image

Bir süredir merak ettiğim The Internship‘i nihayet izleyebildim.

Zamanında keyif alarak izlediğim filmlerden biri olan “Wedding Crashers“ın başrol ikilisi Vince Vaughn ve Owen Wilson’u bir kez daha bir araya getirdiği için izlenecekler listeme aldığım film, bir çok kişi tarafından son yıllarda ciddi şekilde düşüşte olan Hollywood’un standart formüllerini içeren bir komedi gibi izlenebilir.
Yıldız oyuncular, ara ara gülümsemenizi sağlayan ama tamamı klişelerle dolu bir senaryo, her fırsatta ürün yerleştirilmesi yapılmış sahneler ve bunun gibi daha bir çok şey işte.

Ancak, bu filmde beni rahatsız eden bir şeyler vardı ve bunlar da miladını doldurmuş bu numaralar değildi. Sonuçta, her zaman birbirinden kötü filmleri hem sinemada, hem de televizyonda bir şekilde hepimiz izliyoruz.

Rahatsız olma sebebim, Google’da geçen bir film olarak izlemeye başladığım şeyin, aslında bir Google Reklam filmi olduğunun farkına varmamdı. Evet, tam 2 saat süren bir reklam filmi izledim. Başlangıçta ara ara gülümsedim, hatta eşim Tuba’ya da “bu tip filmler için fena değil sanki” gibi bir yorumda da bulundum. Ancak, bir süre geçtikten sonra bombardıman şeklinde verilen “Muhteşem Google” mesajlarından o kadar rahatsız oldum ki, bu işlerin tam ortasında olan biri olarak ben bile “yuh” demek zorunda kaldım.

Hele ki bu 2 saat süren reklam filminin sonunda, Google’ın tüm ürünlerinin tek tek tanıtılması ile kurgulanan jenerik kısmı, beni bambaşka boyutlara götürdü. Fikri bulanların zihnine sağlık : )

Gravity – Yerçekimi (2013)

 

Gravity, son dönemlerde izlediğim filmler içinde çok farklı bir deneyim sunmayı başaran ender yapıtlardan biri. Özellikle de filmin ilk yarısında uzaydaki o boşluk ve yerçekimsiz ortamı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Filmin IMDB puanı bu yazı yazıldığı tarihte 8.6 gibi uçuk bir rakamdaydı ki, bunun pek de gerçekçi olmadığını belirtmek zorundayım. Gravity, Kubrick’in Space Odyssey’si ya da Tarkovsky’nin Solaris’inin yakınlarında dolaşmaya çalışan, ama kesinlikle onların düzeyinde olmayan bir film. Ancak, Büyük Umutlar ile yıllar önce kalbimi kazanan yönetmeni Alfonso Cuarón ’un müthiş çekim ve efektler ile fark yarattığı çok başarılı bir film olduğu da aşikar.

İstinye Park Cinemaximum’a gitme şansınız varsa,  IMAX’ta izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Film hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz:  http://www.imdb.com/title/tt1454468/

 Scroll to top